Salı , Aralık 1 2020

Dilinizi temizlemek hayatınızı kurtarabilir!

Dişlerinizi günde iki kez fırçalıyorsunuz ve günde bir kez diş ipi kullanıyorsunuz değil mi? Fakat bu günlük ağız hijyeni rutininizde noksan bir şey var. Dilinizi fırçalamak dişlerinizi fırçalamak kadar önemlidir. Dilinizin üst tarafı, yediğiniz besinlerin katkı maddeleriyle beraber ağızda en fazla mikroorganizmanın biriktiği alandır ve bundan dolayı ağız kokusuna niçin olur. Dilinizi iyice temizlemek, boğaz enfeksiyonunun artmasına ve önlenmesinde de size destek olacaktır.

Dil temizliği niçin bu kadar mühim?

Dillerimiz esasen halı gibidir, ağzımızın gerekseme duymadığı iğrenç bakterilerle doludur. Çoğumuz her gün diş ve diş eti temizliğine ek olarak bu bakterileri her gün fırçalamamız yada kazımamız icap ettiğini bilmiyoruz yada unutuyoruz.

Dil temizliğinin mühim olmasının bazı temel nedenlerini inceleyelim:

1- Utanç verici fena ağız kokusu ile savaşır:

Ağız kokusunun başlıca sorumlusu dil bakterileridir; teknik olarak “ağız kokusu” olarak anılır. Ve bununla yüzleşelim: ağız kokusu, kimsenin (ya da onun varlığında olabilecek herhangi birinin) acı çekmek istemediği bir sorundur. Diş etlerinize ve dişlerinize ek olarak dilinizi temiz tutarak kendinizi bu utançtan kurtarmak daha kolaydır.

2- Yiyeceklerin tadını iyileştirebilir:

Bu size garip geliyor değil mi? Dilin temizlenmesi, bakteriyel mukusun tat tomurcuklarından temizlenmesine destek olduğundan ve böylece onları özgür bıraktığından, dilin yiyecekleri tatma kabiliyeti gelişir. Ve elbet bu, yiyecek yemeyi bir deneyimden daha keyifli hale getirir.

3- Daha temiz bir gülümsemenin keyfini çıkarmanızı sağlar!

İyice temiz bir gülüşe haiz olmak daha iyi ağız sağlığını destek sunar ve kim mümkün olan en sıhhatli, en taze gülüşü elde etmek istemez ki?

Dilinizi iyi mi muntazam temizlersiniz?

Dil temizliğini iki şekilde yapabilirsiniz. İlk yol, diş fırçasını dilin arkasından önüne doğru fırçalayarak, bunu bakteriyel mukustan temizlenene kadar yeniden yeniden yapmaktır. Öteki bir yol ise iş için hususi olarak tasarlanmış bir dil kazıyıcı kullanmaktır. Bu alet ek olarak dilin arkasından öne doğru sürüklenmeli, mukus durulanmalı ve temiz bir dil elde edilene kadar tekrarlanmalıdır.

Aslına bakarsanız her gün dilinizi fırçalıyor yada kazıyorsanız, o vakit sizin için harikadır!

Diliniz sağlığınız hakkında ne söylüyor?

Beyaz lekeleri var ise şunları izah edebilir:

Lökoplaki: Sigara içenlerde görülen sıyrılamayan beyaz bir yama ve kanser öncesi bir durum. Dilin devamlı tahriş olması sebebiyle de ortaya çıkabilir. Bu tür bir lezyon gözlemlediğinizde derhal diş hekiminize başvurun.

Oral pamukçuk: Candida mantarının aşırı büyümesinden doğar. Bebek, yaşlı ve şeker hastalarında görüldüğü benzer biçimde zayıf bağışıklık sisteminin de bir göstergesidir. Ağız ve dilde süzme peynir benzer biçimde görünür.

Liken planus: Whickham’s striae olarak malum kabarık beyaz çizgilerden oluşan bir ağ. Bununla birlikte kendi kendine düzelen bir oto bağışıklık bozukluğudur.

Kırmızı renkli bir dil şunların bir işareti olabilir:

Vitamin eksikliği: B12 vitamini ve folik asit eksikliği, dilin pembe rengini kırmızıya çevirir. Dil şişer ve dokunmak acı verir, bu da baharatlı yiyeceklerin tadını çıkarmayı zorlaştırır.

Harita dil: Sizi benzeri olmayan kılan zararsız bir durumdur. Sanki dilinizin üstüne çizilmiş ve zaman içinde değişen yol haritaları varmış benzer biçimde. Dilinizde gelişigüzel beyaz yada kırmızı çizgiler görürseniz, genetik sebebiyle oluştuğu için paniğe kapılmayın.

Kızıl ateş: Antibiyotiklerle tedavi edilebilen kırmızı, ağrılı dildir.

Dilinizi temizlemezseniz ve iyi bir ağız hijyeni sağlamazsanız, diliniz kıllı dokusuyla siyaha bile dönebilir. Tat tomurcuklarınız büyür, aşırı gelişme meydana vardığında içlerinde bakteriler birikerek onlara siyah bir renk ve fena koku verir. Görmesi güzel bir görünüm değil, bununla beraber kokusu da hoş değildir. Bu rahatsızlığınız var ise dilinizi kesinlikle paklayın ve ek olarak bir diş hekimine gidin.

Sigara içmek, dilde ülser, travma, onu engebeli ve ağrılı hale getirebilir:

Kanser yaraları : Ağız ülseri olarak da bilinir. Esas olarak strese bağlı olarak gelişir. Tekli yada gruplar halinde olabilir. İki hafta içinde kaybolurlar.

Ağız kanseri: Ülserler iki hafta içinde geçmezse, mümkün olan en kısa sürede diş hekiminize başvurun. Ağız kanserinin bir göstergesi olabilir. Ağız kanserleri ülser olarak adım atar ve başlangıçta ağrısızdır. Devam ederlerse ülserleri dikkatsizlik etmeyin. Bu sebeple zamanında teşhis yapmak hayatınızı kurtarabilir.

Dişlerinizi fırçalarken dil temizliği de kesinlikle yapın. İki hafta içinde geçmeyen herhangi bir yara yada travma var ise bir tıp uzmanına kesinlikle gözükün.

About Health

Avatar

Check Also

‘Ya tekrar olursa’ kaygısı stres bozukluğuna neden oluyor!

‘Ya yine olursa’ kaygısı stres bozukluğuna niçin oluyor!

Yaşadıkları afetin etkisinden kurtulamayan bazı insanlar, aradan yıllar geçse de afetin zihinlerindeki canlılığından bir türlü kurtulamıyorlar. Bu da bu kişilerin olumsuz duygulara kapılmasına yol açıyor. Bu kişilerde oluşan ‘ya tekrar olursa’ kaygısının ve korkusunun travmanın ardından stres ve kaygı bozukluğuna neden olarak kişinin işlevselliğine zarar verdiğini ifade eden uzmanlar, bu kişilerin kesinlikle bir profesyonel yardım almasını tavsiye ediyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir